|
Kişiye öldükten sonra telkin yapılabilir mi? |
|
|
|
Soru: Kişiye öldükten sonra telkin yapılabilir mi?
Kişiye öldükten sonra telkin yapılması noktasında fakihler ihtilaf etmişlerdir. Malikiler, Şafiîlerin bir bölümü ve Hanefilerden İmam Zeylai ölüye telkin yapılabileceğini söylemiştir. Telkinin caiz olduğunu söyleyenler “ölülerinize lailahe illlellah’ı hatırlatınız/telkin ediniz.” hadis-i şerifinde geçen “mevtaküm/ölüleriniz” kelimesinin “hakiki” anlamda olduğunu ifade etmişler, fakat bunun ruhsat olarak kabul edilmesinin daha doğru olacağını da belirtmişlerdir. Şelebi hadisin zahirini alıp, ölüye telkinin yapılacağını söyleyen görüşün ehl-i sünnete, yapılamayacağını savunanın ise mutezileye nispet edildiğini nakletmiştir. Hadiste geçen “mevtaküm/ölüleriniz” kelimesinin “mecazi” anlamda olduğunu söyleyen çoğunluğa göre ise hadis ölülere değil, ölmek üzere olanlara telkinde bulunmayı ifade etmektedir. Bu grupta yer alanlar ölüye telkin yapılmayacağını belirtmişlerdir.Allah Resulü’nün sallallahu aleyhi ve sellem, defnedilen kişilerin başında bir müddet durup “Kardeşiniz için Allah’tan istiğfarda bulunun, sözünü teyit etmesini isteyin. Zira şu an o sorgulanmaktadır.” buyurması, Amr b. As’ın, sevenlerinden, defnedildikten sonra bir devenin boğazlanıp etinin dağıtılmasına kadar geçecek bir süre kabri başında beklemelerini istemesi, ulemanın talebelerine kendilerine telkin yapmalarını vasiyet etmeleri ilgili hadisle değerlendirildiğinde ölen kişiye telkin de bulunmanın meşru; telkin yapmanın, yapmamaktan daha uygun olduğunu söylemek de en doğru yaklaşım olacaktır.
Tahtâvî, Haşiye âlâ Meraki’l-Felah, s. 459. Şelebi, Tebyinu’l-Hakâik (haşiye), I, 561. Tahtâvî, Haşiye âlâ Meraki’l-Felah, s. 459. el-Mevsuatu’l-Fıkhıyye, “telkîn”, XIII, 297. Ebû Davud, Cenaiz, 3221; Müstedrek, Cenaiz, 1372. Şelebi, Tebyinu’l-Hakâik (haşiye), I, 561 |