Cihat nedir? Cihat yapmak için kurum ya da kuruluşlardan izin almak gerekir mi? Yazdır E-posta

Soru: Cihat nedir? Gayr-i Müslimler tarafından ezilen Müslümanlara yardımcı olmak da cihat bağlamın da değerlendirilir mi? Cihat yapmak için kurum ya da kuruluşlardan izin almak gerekir mi?

Kişinin İslam karşıtlarına karşı eli ve diliyle bütün gücünü ortaya koymasından ibaret olan cihat, canla olduğu gibi insanları İslam’a çağırma, batıla karşı Hakk’ı ortaya koyma, şüpheyi izale etme, Müslümanların menfaatine olacak şekilde görüş beyan etme şeklinde de olur. İslam’da ilk olarak, tebliğ, insanlara ahireti hatırlatma, kafirlerin ezalarına karşı sabrı telkin etme, müşriklerden yüz çevirme emredilmiştir. Nitekim Allah Teala “Sen şimdi güzel bir şekilde müsamaha ile muamele et.”[1], “Ey Muhammed! Rabbinin yoluna, hikmetle, güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et.”[2] buyurmuştur. Allah yolunda savaşmak şeklinde icra edilen cihada ise, hicretin ikinci yılında müsaade edilmiştir: “Kendilerine savaş açılan Müslümanlara, zülme uğramaları sebebiyle cihat için izin verildi.”[3] Bu durum ve fiili cihadın “li gayrih-i hasen” olması savaş dışındaki yöntemleri öncelikli kılmıştır.   Cihat, fukahanın çoğunluğuna göre “farz-ı kifaye”dir. Yani onu icra eden bir ordu varsa, sorumluluk diğer insanlardan düşer. Fakat kişi, düşmanla karşı karşıya gelen bir ordunun içerisinde yer alır, düşman ansızın bulunduğu bölgeye saldırır veya devlet başkanı tarafından savaşa çağrılırsa bu durumda özrü olmayan herkese cihat “farz-ı ayn” olur.   İslam karşıtları tarafından baskı gören, işkenceye maruz kalan Müslümanları kurtarmak için mücadele içerisinde olmak da cihat kapsamında değerlendirilmiştir. Nitekim “Size ne oluyor da, Allah yolunda ve, ‘Ey Rabbimiz! Bizleri halkı zalim olan şu memleketten çıkar, katından bize bir dost ver, bize katından bir yardımcı ver’ diye yalvarıp duran zayıf ve zavallı erkekler, kadınlar ve çocukların uğrunda savaşa çıkmıyorsunuz?”[4] mealine gelen ayet müstazaf müminleri onlara acı çektiren, dinlerinden dönmeleri için onlara işkence eden müşriklerin ellerinden kurtarmaya çağırmaktadır. Kurtubî ilgili ayeti tefsir ederken, “Allah Teala cihadı, dinini yüceltmek ve ezilen müminleri kurtarmak hususunda gerekli şartları taşıyanlara vacip kıldı.” demektedir.[5]Kişi cihat yapabilmek için müslüman olan anne babasından ya da biri kafirse diğerinden izin almalıdır. Çünkü fert bazında bakıldığında anne babaya bakmak cihattan daha önceliklidir. Zira cihat “farz-ı kifaye”dir. Anne babaya bakmak ise “farz-ı ayn”dır. Bu yüzdendir ki İbn Abbas “Rumlara karşı savaşacağıma dair adakta bulundum. Fakat anne-babam bana engel oluyor.” diyen adama şöyle karşılık vermiştir: “Ebeveyninin sözünü dinle! Şüphesiz Rumlar senden başka kendileri ile savaşacak kişiyi bulurlar.” Bunun benzeri Hz. Ömer ve Hz. Osman’dan da rivayet edilmiş, Evzai ve Sevri başta olmak üzere bir çok alim de bu görüşle amel etmiştir.[6] Aynı şekilde hemen ödenmesi gereken borcu olan kimsede cihada gidemez. Bu hususta fakihler ittifak etmişlerdir. Fakat borcu ileri bir tarihte olan kişi ödeme yapacağı tarihten önce döneceğini biliyorsa alacaklısından izin almadan cihada çıkabilir. Fakat borcunu ödemek için gitmeyip beklemesi daha doğrudur.[7] Ayrıca, cihat ameliyesi, İslam toplumunda muhtemel bir başı bozukluğa ve anarşiye sebep olmaması için devlet başkanının izin ve idaresi doğrultusunda icra edilmelidir.  


[1] Hicr(15): 85.
[2] Nahl(16): 125.
[3] Hac(22): 39.
[4] Nisâ(4): 75.
[5] Kurtubî, el-Cami’ li Ahkami’l-Kur’an, VI, 180.
[6] İbn Abidin, Reddu’l-Muhtar, III, 220.
[7] İbn Abidin, Reddu’l-Muhtar, III, 221.